06 Ocak 2010 Çarşamba

VİTAMİN D VE GÜNEŞ IŞIĞININ YARARLARI HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ 15 GERÇEK




Vitamin D, osteoporoz, depresyon, prostat kanserinden korur, hatta diabet ve obesiteyi de engeller. Vitamin D, beslenme dünyasında belki de en fazla göz ardı edilmiş besin elementlerinden birisidir.  Bunun nedeni büyük bir ihtimalle ücretsiz elde edilmesidir. Vücudunuz güneş ışığı ile temas ettiğinde  vitamin D üretmeye başlar.  İlaç şirketleri size güneş ışığı satamazlar, bu yüzden onun yararları ile ilgili olark herhangi bir reklamda yapmazlar.  İşin gerçeği şu ki çoğu insan vitamin D nin sağlıkla olan ilişkisini bilmez. 

Bu konu  ile ilgili olarak aşağıda Mike Adams’ın Dr. Michael Holick ile yaptığı bir röportajdan alıntılar bulacaksınız:-

1.Vitamin D, deriniz tarafından doğal güneş ışığından gelen ultraviole radyasyonu ile karşılaşınca üretilir. 

2.Güneşin tedavi edici ışınları (ki bunlar cildinizde vitamin D üretirler) herhangi bir camdan içeri süzülemezler.  Bu şu demektir arabanızda veya evinizde otururken vitamin D üretimi olmaz. 

3. Günlük besinlerinizden yeterli Vitamin D alabilmek hemen hemen imkansızdir.  Vücudunuzda vitamin D  oluşturmanın tek yolu doğrudan güneş ışını ile temas etmektir.

4.Günlük vitamin D ihtiyacını en alt düzeyde karşılayabilmek için en az 10 bardak vitamin D katkısı ile güçlendirilmiş süt içmek gereklidir.

5. Yaşadığınız yer ekvatordan ne kadar uzak ise güneş altında kalma ihtiyacınızda o oranda artar.  Kanada, İngiltere ve A.B.D eyaletlerinin büyük bir kısmı ekvatordan oldukça uzaktırlar.

6. Vitamin D  üretebilmek için teni koyu renkli olan kişilerin açık tenli kişilere oranla 20-30 defa daha fazla güneşte kalmaları gereklidir (açık tenlilerin ürettiği vitamin D miktarına eşit üretim yapabilmeleri için).  İşte bu yüzden prostat kanseri siyah erkekler arasında salgın gibidir.  Bu, çok basit, ama çok yaygın bir güneş ışını eksikliğidir.)

7.Bağırsaklarınızda kalsiyumun  emilebilmesi için vücudunuzda yeterli  vitamin D olması gereklidir.  Şayet vitamin D miktarı yetersiz ise vücudunuzda  kalsiyum emilimi olmaz ve aldığınız bütün kalsiyum takviyeleri de etkisiz kalır.

8.Vitamin D eksikliği bir gecede düzeltilebilecek bir şey değildir.  Kemiklerinizi ve sinir sisteminizi güçlendirebilmek için aylar boyunca Vitamin D takviyesi almak (hap veya iğne olarak) ve güneş ışığında kalmak gerekir.

9. Güneş koruma faktörü çok zayıf olan kremler bile (örneğin SPF=8) vücudunuzun Vitamin D oluşturmasını %95 oranında engeller.  

İşte, güneşten korunma ürünleri bu şekilde bir vitamin eksikliğine neden olarak hastalıklara yol açarlar.

10. Güneş ışığından çok fazla ve gereksiz miktarda vitamin D üretmek mümkün değildir, çünkü vücudunuz  sadece kendi ihtiyacı kadarını üretir. 

11.Şayet göğüs kemiğiniz üzerine sıkıca  bastırınca acı veriyorsa, o halde kronik vitamin D eksikliğinden muzdaripsiniz demektir.

12.Kullanılmaya başlamadan evvel vitamin D böbrekleriniz ve karaciğeriniz tarafından harekete geçirilir.

13. Vücudunuzda  böbrek hastalıkları veya karaciğer hasarı varsa o zaman vitamin D nin harekete geçirilmesi ve vücut içinde dolaşıma başlaması zorlaşır.

14.Vitamin D vücudunuzdaki en güçlü tedavi edici kimyasallardan birisidir, ancak bunu elde etmek için herhangi bir reçeteye veya ödeme yapmaya gerek yoktur. 

Güneş ışınlarıyla temasın zararlı etkilerine gelince, zaten vücudunuzdaki süper antioksidanlar sizin bedeninizin güneş ışığından yanmamasını sağlar (aşırı olmamak kaydıyla).   Astaxanthin içimizdeki en güçlü güneş filtresidir ve sizin yanmadan güneş altında kalma sürenizi iki misli uzatır.  Diğer güçlü antioksidanlar ise Acai, Nar ve böğürtlendir.  


Netdoctor.co.uk’dan alıntı

~KAYNAK~

02 Kasım 2009 Pazartesi

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar'a (GDO) HAYIR!!!

Bu yazi mutlaka okunmali!!!

28 Ekim 2009 Çarşamba

DOMUZ GRIBINDEN KORUNMAK


DOMUZ GRİBİ'nden korunmak için basit fakat etkili önlemler.

Asağıda okuyacağınız onlemler Dr.Vinay Goyal tarafindan herkesin yararlanabilmesi icin yayinlanmistir. 

Dr.Vinay Goyal:
Yogun bakim ve Tiroit uzmanidir. MBBS, DRM DNB. 20 yildan fazla klinik tecrubesi vardir.
Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi onemli kurumlarda gorev yapmistir.

Su anda Malad'da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center'da Nukleer ilac departmani ve tiroit klinikleri sefi olarak gorev yapmaktadir.

Mikrobun vucuda giris noktalari yalnizca burun delikleri, agiz ve bogaz yoluyla olmaktadir.
Cok bulasici bir yapiya sahip olmasindan dolayi her turlu onleme karsi H1N1 virusuyle temas etmekten kacinmak veya korunmak imkânsizdir. H1N1 virusuyle temas etmek virusun vucutta cogalmasi kadar onemli degildir.

Sagliginiz yerinde ve H1N1 hastalik belirtileri gostermiyorken virusun vucutta uremesini, belirtilerin daha da siddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonlarin gelismesini onlemek icin dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaclari stoklamaya vermek yerine
cogu bildirgelerde bahsedilmeyen bazi cok basit onlemleri uygulayabiliriz.

1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Butun bildirgelerde bahsedilmistir)

2. "Hands-off-the- face"
"Ellerinizle yuzunuze dokunmayin" yaklasimi. Yemek, banyo ve yara bakimi gibi zorunluluklar disinda yuzunuzun herhangi bir yerine dokunmaktan kacininiz.

3. Ilık tuzlu suyla gunde iki kere gargara yapiniz( tuza guvenmiyorsani z listerin kullaniniz). 
H1N1 'in bogaz ve burun bosluklarinda cogalip enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri gostermesi icin 2 -3 gune ihtiyaci vardir.  Saglikli bir kisinin ilik, tuzlu suyla gargara yapmasinin etkisi hastaliga yakalanmis olan bir kisinin tamiflu kullanmasi ile aynidir. Bu basit ucuz fakat guclu onleyici yontemi kucumsemeyiniz.

4. Yukaridaki 3. Onleme benzer olarak;
Burnunuzun icini en az gunde bir kere ilik tuzlu suyla temizleyiniz.  *Gunde bir kere burnunuzu sumkurun ve sonra ilik tuzlu suya batirilmis pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virus sayisini etkili bir sekilde azaltmis olursunuz.

5. Narenciye sulari gibi C vitamin bakimindan zengin olan yiyecekler kullanarak dogal bagisIkliginizi guclendiriniz.
Eger ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artirmak icin mutlaka Cinko ile birlikte aliniz.

6. Bitkisel caylar, cay, kahve gibi sicak veya ilik iceceklerden icebildiginiz kadar cok iciniz. * Sicak icecekler icmek gargara yapmakla ayni etkiye sahiptir fakat ters yone dogru.
Sicak icecekler virusleri yasamalari mumkun olmayan ortama sahip olan mideye dogru yikayarak gotururler. H1 N1 virusu mide'de cogalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetini devam ettiremez.